Genel Gerçek Kaçış Oyunları puzzle

Kaçış Oyunlarında Açılmayan Alanlar ve Kapılar

Kaçış oyunlarında açılmayan alanlar ve kapılar bazen oyunda anlam ifade etmezler ama bazen açmanın bambaşka bir yöntemi vardır. Oyun sizi tabi ki yönlendirecektir fakat açılmayan alanlar ve kapılar karşısında nasıl davranmanız gerektiğine dair bilmeniz gereken ufak tefek bazı detaylar var.

Öncelikle açılmayan alanlar ve kapılar dendiği zaman. Aklınıza açılmayan çekmeceler, açılmayan kapılar, dolaplar vs. bir sürü şey geliyor olabilir. Tam olarak neyden bahsettiğimi anlamanız için şöyle ufak bir detay vereceğim. Bu alanların üzerinde kesinlikle bir asma kilit göremezsiniz. Eğer üzerinde bir asma kilit varsa o şeyin bir noktada %99 ihtimalle açılması gerekmektedir. Üzerinde hiç bir şey yoksa veya sadece anahtar deliği varsa o yerin açılması gerekebilir ama açılmayacak bir alanda olabilir. Örneğin içinde sadece bir tanesini açtığınız fakat içeride 10’dan fazla kapıya rastladığınız bir oyunla karşılaşabilirsiniz bir gün.

Bu tarz alanlara yaklaşırken aklınızda olması gereken şeyler şunlardır; Öncelikle aklınıza gelen şeyi denemekten asla çekinmeyin. Bu bir kaçış oyunu ve bu yüzden elbette açılabilir gibi görünen bir yer gördüğünüzde orayı açmayı deneyeceksiniz. Fakat açmayı denemek demek ne demek ?

Kapalı kapıların ardına bakmak, bazen sabır ister.

Bazen insanlar oyunlarda bir alanı kırma pahasına açmaya çalışmayı deneyebiliyorlar. Bu yanlış bir yaklaşımdır arkadaşlar. Bir yeri açmaya çalışın eğer üzerinde tutmak için bir yeri olan bir çekmece veya kapı varsa o yerden tutup ileri geri sağa veya sola çekerek açmak için uğraşmak yanlış değildir. Fakat o yer normal bir çekmece veya kapıya uyguladığınızda açılmasını sağlayabildiğiniz bir güç ile açılmıyorsa orayı daha fazla zorlamanız tehlikeli ve yasaktır. Kendi evinizdeki çekmeceye uyguladığınız gücün daha fazlasını bir kaçış oyununda uygularsanız, hem kendinizi yorarsınız hem de o kapalı olan yeri kırma ihtimaliniz artar. O yer bir noktada açılacak bir yer ise mekanizmasını bozup kendi oyununuzu sabote edebilirsiniz.

Üzerinde bir kilit varsa bir noktada bir anahtar bulduğunuzda onunla açmayı deneyebilirsiniz. Bazen bazı insanlar anahtarları da zorlayabiliyor. Bu durum ise anahtarın kırılması veya ömründen azaltıp, yıpranmasına sebep olabiliyor. Bazen öyle zorlanıyor ki anahtarlar kendi kilitlerini açamaz hale gelebiliyorlar.

Kaçış Oyununda Olduğunuzu Unutmayın

Kaçış oyunları fiziksel kuvvet değil zihinsel kuvvet göstermeniz gereken yerlerdir. Açılmayan bir yer var ise orayı sakın zorlamayın. Çünkü orası ya başka bir yöntemle açılacaktır ya da hiç açılmayacaktır. Zamanından önce açılmaması gereken bir yeri açmanız, oyununuzun gidişatına engel olup, daha sonra bulmanız gereken bir ip ucunu önceden bulduğunuz için kafanızın karışmasına sebep olabilir.

Açılmıyor diye bunu zorlayan var ! Evet bunu !

Evinizdeki kapılara çekmecelere nasıl davranıyorsanız buradakilere de öyle davranın. Unutmayın eğer açılacağı varsa bir noktada kesinlikle açılacaktır. Bir eşyayı doğru yere koyduğunuzda, bir yere doğru bir kombinasyon girdiğinizde hatta belki de oyunda yeterince zaman geçirdiğinizde, elektronik veya manyetik veya bambaşka bir sistem devreye gireibilir ve daha önce açmayı başaramadığınız bir yeri açabilir.

Gerçek Kaçış Oyunları puzzle

Kaçış Oyunlarında Kilitler

Kaçış oyunlarında kilitler dediğimizde aklımıza ilk gelen şeyler, asma kilitler ve anahtarlar değil mi? Biz de tam olarak bundan bahsedeceğiz işte.

Kaçış oyunlarında kilitler dediğimiz zaman özellikle asma kilit dediğimiz zaman düşünebileceğimiz bir sürü çeşidi vardır. Anahtar ile açılan asma kilitler, şifre ile açılan asma kilitler, parmak izi ile açılan asma kilitler zorlarsanız belki retina tarayıcısı olan asma kilit bile bulabilirsiniz. Ama bizim yoğunlaşacağımız sadece iki tip asma kilit var. Bir tanesi anahtarlı asma kilit diğeri ise şifreli asma kilit.

Anahtarlı asma kilit için söylenebilecek fazla bir şey yoktur. Etrafı araştırın, doğru anahtarı bulun ve kilidi açın. Bu kilitlerle yaşayabileceğiniz en büyük problemler şunlar olabilir. Ya  anahtarı bulamazsınız ve dolayısı ile kilidi açamazsınız ya da anahtar veya kilit eskimiş olabilir bu yüzden kilidi bulmanız bir işe yaramaz dil bile dökseniz o kilit açılmaz.

Şifreli kilitlere gelecek olursak en yaygın olarak bilinenleri çevirmeli ve basmalı kilitler olarak ikiye ayrılır. Bu kilitler kendi içlerinde rakamlı ve harfli olarak ayrılabilirler. Bu kilitler arasında en yaygın kullanılan kilit, klasik rakamlı çevirmeli asma kilittir.

Basmalı Asma Kilit ! Bu kilitlerin şifreleri değiştirilemez. Satın aldığınızda fix gelirler. Açmak için doğru sayıları tuşladıktan sonra altındaki ufak tuşu sağa ya da sola doğru çektiğinizde açılır.

Rakamlı Çevirmeli Asma Kilitler

Çevirmeli rakamlı asma kilitler dayanıklıdır ve kolay kolay bozulmazlar, çok yoğun kullanımlar sonrası eskimeye başlarlar, rakamları rahat dönmemeye başlar fakat eski hallerinde bile iş görürler. Bu kilitler 3 rakamlı ve 4 rakamlı olarak ikiye ayrılırlar. 3 rakamlı olanlar boy ve ağırlık olarak 4 rakamlı olanlardan daha ufak ve daha hafiftir. Doğal olarak 4 rakamlı kilitler 3 rakamlılara göre daha sağlam bir koruma sağlarlar. Kişisel olarak bana sorarsanız vakti olan yeterince sabırlı bir insan 3 rakamlı bir kilidi 000’dan 999’a kadar tek tek deneyerek o kilidi açabilir. Ama şahsen ben kimsenin 0000’dan 9999’a kadar uğraşacağını zannetmiyorum.

0000 siyah çizginin hizasında duruyor. Şifreyi de aynı 0’ların şu an bulunduğu konuma getirirseniz ancak kilit açılır.

 

Bu kilitleri açmak için bulduğunuz rakamları, kilidin üzerindeki çizgiye girmelisiniz. çizgiyi tam ortalamaları gerekmektedir. Eğer tam oturmazlarsa bir tane rakam bile hafif olması gerektiği yerden yandaysa açılmaz. Bu yüzden girdiğiniz zaman bu çizgiye dikkat etmelisiniz.

Kaçış oyunlarında kilitleri açmaya çalışırken en çok yaşanan şikayet ise şudur ( en azından bize en çok buna denk geldik ) ; ‘bu sayılar dönmüyoooooo ?!? ‘ . Eğer sayılar sıkışmış ise arkadaşlar o kilit %3 ihtimalle bozulmuştur ama %97 ihtimalle şifreyi girerken kilidi elinizle fazla çekiştirdiğiniz için dişlileri sıkışmıştır. Bunun çözümü ise basit. Kilidi yukarıdan ve aşağıdan aynı anda ortaya doğru bastırın , rakamlar yeniden dönmeye başlayacaktır.

Kilitlerinizi bildiğiniz zaman bir kaçış oyununda çok daha fazla zaman kazanırsınız. Bazen insanalar bu kilitlerle çok vakit kaybediyorlar. Biz de kimin kilit bilip kimin bilmediğini anlayamadığımız için herkese kilitlerin nasıl çalıştığından bahsedemiyoruz. Bazen oyuncular kendileri soruyorlar bu durumda hemen yardımcı olup gösterebiliyoruz fakat oyundayken sadece sözlü iletişim halinde olabildiğimiz için her zaman çok faydalı olmuyor anlattıklarımız. Bu yüzden, kilitlerinizi bilin arkadaşlar bilmiyorsanız da bize sormaktan sakın ama sakın çekinmeyin.

Genel Gerçek Kaçış Oyunları Sınav YGS

“Sınav”dan Kaçış – YGS Edition

Merhaba sınavzedeler, bir YGS daha atlatmış bulunmaktayız. Sınava girmiş olan her arkadaşıma geçmiş olsun diyorum ve sınavdan sonra neden kaçış oyununa gelmeniz gerektiğini size anlatmak istiyorum.

Kaçış oyunu sadece odadan kaçmak için değil hayatın monotonluğundan kaçmak için de harika bir yöntem. Sınavdan sonra yapılabilecek en zevkli şeylerden biri. Neden diye sorarsanız; sınavınız iyi veya kötü geçmiş olsa da kaçış oyununuzda zekanızı gösterebilmek her zaman güzel bir hissiyattır. Neden ? derseniz, sebebi kaçış oyunlarında öğrendiğiniz ya da gösterdiğiniz pratik zekalı düşünce şeklinin hayatınızın her noktasında işe yarayacak olması. Sınav için çalıştığınız her bilgi hayatta işinize yaramayacak bu bir gerçek. Ayrıca her zaman sınava girmek size bir şeyleri başardığınızı hissettiremez. Çünkü sınav sınavdır. Ama kaçış oyunu, gerçek kaçış oyunu, bir hayat sınavı gibidir. Gerçekten bir yerde kapalı kalsaydınız ve çıkmanız gerekseydi ne yapardınız ?

Aslında bu noktada okullarda öğrendiğimiz ve sınavlarda karşımıza çıkan bir çok dersten faydalandığınızı biliyor muydunuz ?

 

Evet yanlış duymadınız arkadaşlar, oyunlarımızda bulmacaları çözerken temel matematik, temel edebiyat, veya temel fizik gibi şeyler kullanmanız gerekebilir. Zaten ilk olarak ihtiyacınız olan şey edebiyat olacaktır. Neden mi ? Çünkü okuduğunuzu anlamak, kaçış oyunlarda ihtiyacınız olan ilk şey. Okuduğunuzu anlamazsanız elinizdeki ip uçları ile ne yapacağınızı bilemeyebilirsiniz. Temel fizik bazı görsel bulmacalarda işinize yarayacaktır. Okuduğunuzu anlasanız bile o anladığınızı görsel olarak odayla bağdaştıramaz iseniz hiç bir şey yapamazsınız. Birde matematik var, her zaman değil ama bazı oyunlarımızda toplama, çarpma ve bölme yapmanız gerekebilir. Çok basit tek bilinmeyenli denklemlerle karşılaştığınız bir oyunumuzda var 🙂

Eğer sınavdan bunaldıysanız arkadaşlar, kafanızı dağıtmak istiyorsanız ve gerçek hayat içerisinde bilgilerinizin işe yarayıp yaramadığını görmek istiyorsanız, ilk durağınız Escapist olsun. Çünkü sadece bilgi değil mantık, iletişim, liderlik gibi özellikleriniz var mı ? Varsa ne alemdeler ? bu sorularınızın cevabını da burada bulabilirsiniz. Sınavdan kaçmayı başardıysanız hemen www.escapist.com.tr adresine gidip ücretsiz rezervasyonunuzu yaptırın ve beraber bakalım odalarımızdan kaçabilecek misiniz.

Sakın strese girmeyin arkadaşlar; bizim sınavlarımızda kopya çekmek serbest. Bu yüzden ipucu butonumuz var ^^
Dünya Kadınlar Günü Genel Gerçek Kaçış Oyunları

Kadınlar Ne İster ?

Tarihin başından beri akıllarımıza kazınmış olan bu ” Kadınlar Ne İster ?”sorusuna, Escapist ailesi olarak kendi tanıdığımız kadınlar çerçevesi içinde cevaplamaya çalışacağız.

Şimdi arkadaşlar, öncelikle şunu bir kararlaştıralım. Bizim tanıdığımız kadın sayısı çok sınırlı, bildiğimiz tanıdığımız bir avuç kadın var o yüzden bütün dünyadaki kadınlar adına konuşamayız ama buyurun gelin size tanıdığımız kadınların ne istediğini anlatalım.

Zombi Kadınlar Ne İster ?

Bizim tanıdığımız kadınlar arasında genelde en mutlu olanıdır. Gezgindir, özgür ruhludur, serkeş bir yapısı vardır. Ömrünü rüzgarın ve yemeğin götürdüğü yerlere giderek geçirir. Hayatını yemek yeme içgüdüsüne adamıştır. Fiziksel olarak kadınların en güzeli değildir belki ama en istikrarlısı, en dayanıklısı olabilir. Kolunu, bacağını dahi kesseniz yılmaz, tükenmez. Eğer durdurmak istiyorsanız, cevabı başka yerde arayın çünkü bugün dünya kadınlar günü. Kaçarı yok bir ısırık vereceksiniz arkadaşlar.

En sevdiği yemekler sırasıyla; Beyin, dalak ve baldır.

En sevdiği müzik; Cranberries – Zombie

En sevdiği renk; Kırmızı

Favori erkek tipi; Etine dolgun.

Ruh Kadınlar Ne İster ?

Kendisi duygusaldır hassastır. Bu yüzden de çok hiddetlidir. Hiç bir kadın üzülmemelidir fakat özellikle bu kadın kesinlikle asla üzülmemelidir. Çok kuvvetlidir en güçlü en kaslı erkeği bile devirebilir. Karşısında durulmaz. Kendisi aslında çok şeffaftır içi dışı birdir sizden asla bir şey saklamaya çalışmaz. Duygusal yapısı ona dürüst bir yapı vermiştir. Size yalan söyleme ihtiyacı duymaz. Sizden bir şey istiyorsa eğer mantıklı ve iyi bir sebebi vardır. Eğer yapmazsanız canı yanar. Canını yakarsanız sizde yanarsınız.

En sevdiği korkutma şekilleri sırasıyla; Ürkütücü şarkı söyleme, uzaklardan belirip yok olma, en beklemediğiniz anda sırtınıza dokunma.

En sevdiği müzik; Ghostbusters’ın Müziği

En sevdiği renk: Gri

Favori erkek tipi; Anlayışlı erkek ( her erkeğin olması gerektiği gibi yani )

Metruğun Fatma Teyzesi Ne İster ?

Kendisi seven, sevilen, çalışkan, çilekeş bir “Türk Anası” dır. Sonunda, çıldırıp gelinine büyü müyü falan yapmış olsa da, kalbimizde her zaman o tarlada çalışan, hak yedirmeyen, herkesin sevdiği, gururlandığı, imrenerek baktığı güzel teyzemiz olarak kalacaktır. Şu anda cesedi hala Metruk evinde huzursuzca yatmakta olsa da kendisi hayallerimizde daima pembe yanaklı nur yüzlü teyzemiz olacaktır.

Çalışmayı en sevdiği aletler sırasıyla; Traktör, tırpan, baseball sopası ( Yıllar önce oğlu şehirden döndüğünde getirmiş, kadıncağız da bu gavur aleti böyle boş boş durmasın deyip, kocası eve alkollü geldiğinde evden, döverek kovalamak için kullanmıştır. )

En sevdiği müzik; Metallica – Fade to Black

En sevdiği renk; Toprak Rengi

En sevdiği erkek tipi; Biscolata Erkeği

Agatha Christie Ne İster ?

Söze gerek var mı ? Ünlü İngiliz polisiye ve gizem roman yazarı. Eğer polisiye ve gizem seviyorsanız, Agatha Christie’yi ZATEN okumuşsunuzdur. Bilinen, tam tamına 204 tane kitabı var. Ve zekası kendisine hayran bırakıyor. Hayatı olaylarla dolu bu muhteşem kadın hakkında söylenecek milyonlarca şey var. Ama zaten tanısanız her kadın için aynı şeyi düşünürdünüz.

Yine de Agatha Christie’nin kişiliği ile yazı yazmak pek benim bilgi alanıma girmiyor bu yüzden buyurun buradan bakın ; Agatha_Christie

Peki ya kalan kadınlar ne ister ?

Şakası bir yana.  Arkadaşlar kadınların her biri farklıdır ve kadınların ne istediği sorusunun cevabını öğrenmek için bu soruyu ” Ne istersin canım ? ” şeklinde,onlara sormalısınız. Kendileri olmasaydı şu anda burada bile olamayacağımız gibi eğer bir an önce onlara gerektiği değeri vermezsek yaşam standartlarının da git gide, yüksek ölçüde düşeceğini biliniz. Çünkü kadınlara işlerinde yükselme hakkı tanımadıkça, kadınlara sokaklarda taciz ve tecavüz edildikçe dahada derine batıyoruz. Bunu göremiyor olmamız kadınlara ne kadar itiyacımız olduğunun başka bir kanıtı.

Dünyaya kocaman bir insan getirmesine rağmen hala olması gerektiği gibi çalışmaya devam edebilen bu varlıklar hemen hemen her yönden biz erkeklerden daha güçlüler. Evet fiziksel olarak kas kütlesi, erkekte daha fazla olabilir ama kişisel olarak ben dünyaya insan getirsem, bozulurdum. Daha çalışmazdı bu vücut. Hepsi bir yana kadın beynindeki nöronların birbirleri arasında daha fazla bağı vardır bu da şu demektir. Sen bir odadan kaçmak için 3 tane yol görüyorsan o kadın tam 30 tane görüyor.

Arkadaşlar, kadınlara hepimizin ihtiyacı var ve her biri çok değerli.  Onlar olmadan yapamayacağımız binlerce şey var. Kadınları sevin, koruyun, besleyin 🙂 . Kaçış oyunlarından kaçabilmek istiyorsanız kadınlara ihtiyacınız var. Çünkü bazen sizin asla bakamayacağınız açılardan bakıp, bir bulmacaya hiç aklınıza gelemeyecek noktalardan yaklaşırlar. Odadan kaçmak mı istiyorsunuz ? Kadınlarla girin. İyi bir puan mı yapmak istiyorsunuz ? Kadınlarla girin. Oyunda çok mu eğlenmek istiyorsunuz ? Kadınlarla girin.

Dünya üzerinde ki tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlar, mutlu hayatlar dilerim.

 

 

 

 

Android Gerçek Kaçış Oyunları iOS Oyunlar

The Room – Puzzle Çözme Yeteneklerinizi Sınayın ve Geliştirin

The Room, odadan kaçtık fakat bu sefer kutuya girmeliyiz.

Hiç gerçek kaçış oyununa gelmeden önce kendizi denemek istediniz mi ? The Room ile Kendi performansınızı görmek ve biraz da olsa bulmaca çözme yeteneklerinizi geliştirebilirsiniz. Kaçış Oyunu seviyorsanız bu oyun tam size göre.

 Evet arkadaşlar, eğer gerçekten bulmaca çözme yeteneklerinizi denemek veya geliştirmek istiyorsanız bu oyun tam size göre. Te Room, tam 8 tane ödül almış bir oyun. Önce iOS cihazlara daha sonra da Android cihazlara ve eninde sonunda PC’lere de sıçrayan bu oyun puzzle severler camiasında tam bir sansasyon yarattı.

Oyunun amacı bir odanın içindeki bir kasayı açmak. Grafikleri 3 boyutlu. Ekranınızın merkezinde bu kasa sabitlenmiş durumda ve kasanın etrafında dönüp üstüne ve çevresine bakıp kasayı açabilmek için üzerinde veçevresinde ipuçları ve gizli bölmeler arıyorsunuz. Kulağa çok basit geliyor biliyorum ama bu oyun sadece puzzle’dan ibaret değil. Aynı zamanda harika bir atmosferi ve müzikleri var. Birde ilginç gelebilir ama bir hikayesi var. Oyun boyunca bulduğumuz ufak notlarla oyunun içine ufak ufak işlenmiş hikayesi her bölümde oyunu daha da heyecanlı kılıyor.

Oyunun süresi sizin bulmaca çözme yeteneklerinize göre değişkenlik gösteriyor ama ne yapacağınızı biliyorsanız toplamda ortalama 2 – 3 saat kadar sürebiliyor. Ama bazen ne yaptığınızı biliyor olsanız bile oyunun dikkatinizi yüksek oranda sınadığı bazı yerlerde çokça zaman kaybedebilirsiniz. Ama pes etmeyin arkadaşlar bu oyun gerçekten hakkını veriyor.

Oyunda bulduğunuz eşyaları da incelemeniz gerekiyor, bazen bir eşyayı kullanmak için o eşya ile oynamanız gerekebiliyor veya bir eşyanın içinden başka bir şey bulabiliyorsunuz. Atmosfer, o kadar güzel verilmiş ki bir yandan kasanın içinde ne var diye merak ederken bir yandan geri dönüşü olmayan derinliklere indiğinizi hissedebiliyorsunuz.

Kalite ve fiyat oranına baktığımızda fiyatı fazlasıyla uygun, akıllı telefon platormları için 2TL civarında olan oyun PC de ise sadece 10TL. Çoğunlukla aynı olsa da PC versiyonunun grafikleri iOS ve Androide kıyasla büyük bir oranda daha iyi. Oyunu temin etmek için;

Android

iOS

PC

Arkadaşlar bulmaca çözme yeteneklerinizi geliştirdikten sonra hepinizi oyunlarımıza bekliyoruz, unutmayın bu oyun sizin için sadece alıştırma. Asıl macera şimdi başlıyor : Escapist.

Genel

Teori: Ya Kaçış Oyununda İsek

Teori : Ya hepimiz kocaman bir komplonun parçası isek ( her komplo teorisi böyle başlar zaten ). Kaçış oyununda olup olmadığımızı nereden bileceğiz. Ben bilmiyorum şahsen.

Teori mi ? ne Matrix’ler ne Truman Show’lar gördük be !

Evet teori . Hepimiz bir Matrix bir Truman Show izlemişizdir. Hemen hatırlatalım. Dünyanızın aslında o dünya olmadığı. Başkaları tarafından yönetildiği ve etrafınızdaki her şeyin kurgu olduğunu düşünün.

Matrix

Matrix’te insanlar ve makineler birbirleriyle savaşır ve makineler yener. İnsanlar önceki savaşlarda, makinelere güneş enerjisinden faydalanmasın diye gökyüzünü kapatacak bir bomba hazırlamıştır. Bunun sonucu olarak makineler savaşı kazandıklarında insanları köle ederler ve insanların vücut enerjilerini kendi bataryaları olarak kullanırlar. İnsanları ise uyku halinde ufak sıvı hücrelerde tutarlar. İnsan vücudu, beyin çalıştıkça enerji üretir. Bu yüzden beyinler çalışmalı diyen makineler insanları uyku halindeyken sanal bir “Dünya” ya bağlayıp orada yaşatırlar. İnsanlar ne olduğunu bilmeden uykularında birbirlerine bağlı olarak 2000’lerin Dünyasında yaşamaya devam ederler.

Truman Show

Truman adlı çocuğumuz doğduğu andan itibaren hayatı canlı yayında verilmektedir. Adı “Truman Show” konulmuştur ve şovun yapımcısı olan kişi “Truman”ın bütün telif haklarını ( ebeveynliği bile ) üstüne almıştır. Truman’dan habersiz her anını televizyonda verir ve dünyada en çok izlenen şov olur. Bütün dünyanın işi gücü bırakıp bir adamın normal hayatını pembe dizi gibi izlediğini düşünün. her gününü her saniyesini hatta uykusunu bile. Bu çocuk büyüdükçe gerekli olan kayıt cihazları malzemeler ve prodüksiyonda büyür. Sonunda tamamı prodüksiyon olan bir kasaba etrafı uzaydan bile görülebilen bir kubbeyle kaplanır. Tamamı settir ve bu sette gece gündüz bile kontrol edilebilir. Günün birinde her şeyin karısının, ailesinin hatta çocukluk aşkının bile bir kurgu olduğunu fark etmeye başlayan Truman, orta yaşında ergenliğe girer ve oradan kurtulmaya çalışır.

Ya biz kaçabilecek miyiz ?

Peki, ya biz uzaylılar tarafından dünyaya atıldı isek. Ya dünya şartları uzaylılar tarafından bir kaçış oyunu olarak belirlendiyse. Bir düşünün, sürekli diken üzerindesiniz, kaçırdığınız belediye otobüsünü yakalamaya çalışırken, önümüzdeki sınavlara hazırlanırken, işe gidip gelirken, hayatta kalmaya çalışırken. Bir de etrafımızdaki her aletten her eşyadan faydalanmamız gerekiyor. Her şey başka bir şeyi açıyor. Her şey başka bir kolaylık sağlıyor veya bize bir şeyler katıyor. Oyunun sonu neresi başı neresi ? Etrafımızda başka oyuncular var ama bir sürü de bilgi kirliliği var yanlış bilgi var. Hele birde eksik bilgilere ne demeli. Örneğin Escapist uzaylılar tarafından ” En iyi kaçış oyunu içerisinde kaçış oyunu ” ödülüne layık görüldü ama bu bilgi nerede ? Hiç bir yerde bulamazsınız. Aman tanrım . . . yoksa bu bir . . . Escapeception mı ???

Genel Gerçek Kaçış Oyunları

Korku Oyunlarında Ambiyans ve Müzik

Korku oyunlarında ambiyans ve müzik. Ben buraya girmezdim gece . . .

Korku oyunlarda ambiyans ve müzik en az oyunun bulmacaları ve hikayesi kadar önemli. Neden mi ? Gelin hep beraber inceleyelim.

Aslında kimsenin “neden?” diye soracağını pek sanmıyorum çünkü ambiyans ve müzik hayatımızın her döneminde ve her alanında çok önemli bir rol oynamakta. Arkada hafif sakin bir müzik, önümüzde şömine, dışarıda hafif yağmur var evin içi sıcacık. Bu çizdiğim tabloda insanın aklına gelen ilk şey huzur değil mi ? Veya bir koşu pisti 1 metre önünüzde koşmaya devam eden birisi kalan herkes arkanızda ve bitiş çizgisi ise 50 metre ilerde ve arka planda hızlı hareketli bir müzik. Bu tabloda ise direk canlandırıcı ve gaza getirici. Siz bu tablolarda dışarıdan izleyen bile olsanız bir noktada sizi de etkileyecektir.

Ambiyans

Oyununa göre değişir tabi ki ama bizim ülkede çok fazla korku evi var ve çoğunun ambiyansı ve sesleri gayet tüyler ürpertici. Ama kaçış oyunlarını korkuyla sınırlayamazsınız bu yüzden ambiyans yaratma işi biraz daha zordur. Biz yinede korku oyunundan başlayalım. Öncelikle kurmak istediğiniz hikaye ve setting’i belirlemek lazım. Örneğin içerisinde deformasyona uğramış insan deneklerinin olduğu bir tımarhane veya klinik. bu tarz bir şey yapmak isterseniz öncelikle içeriyi bir klinik ya da hastane gibi dekore etmeniz gerekir. Bir lobi içeri doğru uzanan bir koridor, hasta odaları veya tedavi odası, doktorun odası vs. vs. gibi. Yaptınız mı o zaman şimdi orayı korkunç yapan şeylere gelelim.

Normal işleyen bir kliniğ’in pek korkunç bir tarafı yoktur ( eğer iğnelerden korkmuyorsanız ) bu yüzden orayı talan etmelisiniz. Yatakları masaları devirin, bilgisayarları ışıkları kırın, duvara biraz kırmızı boya sürün ( kansız olmaz ) hatta sevmediğiniz birisini alıp odanın içinde dövün. Yeterince negatif enerji bulaştırdınız mı ? Harika. Şimdi ince detaylara geldi kenara köşeye iliştirilmiş paslı enjektörler, steteskoplar, ameliyat testereleri, camları eskitmek için lekeler biraz mümkünse küf tutsun diye sağa sola su dökebilirsiniz.

Müzik

Ambiyansımız hazır şimdi sıra müzikte, müzikten önce sesleri düşünelim, arada bir uzaktan gelen çığlık ve ağlama seslerini koyun oraya, koydunuz mu ? Harika. Şimdi arada bir gelen yüksek sesli birbirine çarpan metal yere sürtünen metal, ince tiz tüyleri diken diken eden sesleri ekleyin. Eklediniz mi ? Bu da tamam. Şimdi arkaya ufak mekan sesleri. Arada bir gelen koşturan adımlar. Kapıların açılma kapanma ve bazen çarpılma sesleri. Yürürken üzeri ameliyat eşyası dolu masaya yanlışlıkla çarpma sesleri. Cam kırılma devrilme gibi sesler. Bu da tamam şimdi işin derinine inip arada bir koridorda esen rüzgar. Ufak tefek etrafta dolaşan böcek sesleri koyun. Ve arkaya derinden gelen arada bir çarpan bas bir ses. Hepsi tamamsa eğer geriye kalan oyunun başından sonun çalacak olan bir müzik. Ortama göre değişen ve yer yer hızlanan bir müzik. Hızlandığı anlarda metallerin birbirine vurma sesinde yapılan bir ritm üzerine sert elektro gitarla bir solo.

Evet arkadaşlar korku oyunları sadece hastane ile sınırlı değil tabi ki ama ambiyans ve müzik dediğiniz zaman o  hikayeye ve senaryoya uygun bir ambiyans ve müzik yaratımında bu şemayla ilerleyebilirsiniz. Size kendi oyunumuz olan “Metruk“tan bahsetmek isterdim ama spoiler vermek istemedim. Gerçek bir korku deneyimi yaşamak istiyorsanız buradan rezervasyon yapabilirsiniz; Korkutun Beni !

Hocam hastamız bozuldu galiba. . .

Genel Gerçek Kaçış Oyunları

Püf Nokta: Martı Olmayın

Martı: Püf nokta mı ? Bizle ne alakası var lan ?

Martı Olmayın, evet doğru duydunuz. Hayır martılara karşı bir şeyim yok kendilerini çok severim çok tatlı ve eğlenceli hayvanlardır. Ayrıca karizmaları da var. Ama “Püf Nokta: Martı Olmayın” da size martıların yaptığı ve sizin yapmamanız gereken bazı şeylerden bahsedeceğim.

Martılar ne yapar ?

Martılar kaçış oyunu oynayamaz. Oyuna girdiklerinde bir köşeye konarlar ve oradan bön bön size bakarlar. Yasak olmasına rağmen verirseniz eğer odada yemek yerler. Hatta odaya tuvaletlerini bile yaparlar. Martı olmayın.

 

Bitti.

 

 

 

 

 

Şaka şaka, yani bunları yapmayın tabi ki ama yazı konusu tam olarak bunlar değil.

Denize ulaşımı olan her insan, bir dönem martılara simit, ekmek veya yem atmıştır hayatının bir döneminde. Hiç yemi attıktan sonra martıları izlediniz mi ? Ben izledim. Martıların havada yeme yakın olanlarının neredeyse hepsi yeme pike yapar. Yeme yetişemeyeceğini anlayanlar önceden vazgeçse bile yeme yakın olanlar son ana kadar pikeyi sürdürürler ve çok çevik olmalarına rağmen nadiren de olsa çarpışırlar. Buna şahit olmuşluğum var.

Peki bunun bizle ne alakası var ?

Escapist ailesi olarak en çok denk geldiğimiz görüntülerden bir tanesi şu; tek kişinin çözebileceği basit bir bulmaca üzerine 3-5 kişi aynı anda üşüşüyor.Bunu yaparak muhteşem derecede zaman kaybediyorlar. Yanlış anlamayın kimseyi suçlamıyoruz. Bu konuyla ilgisi olmayan insanlarında bulmaca çözme konusunda çok heyecanlı davranmaları ise çok normal. Şimdi size böyle durumlardan nasıl kaçınılır onu anlatacağım.

Aynı yeme atlayan martılar yemi alamadıkları gibi birbirlerine de zarar verirler. Eğer grubun dinamikleri belli ise ve grubunuzda bir problem çözücü, detaycı veya düzenleyici var ise bir bulmacayı bulduğunuzda öncelikle onlara bırakmanızı tavsiye ederiz. Eğer öyle birisi yok ise ilk kim bulduysa veya kim daha yakınsa veya bulmacaya doğru kim adım attı ise, diğer oyuncuların öncelikle onlara izin vermeleri gerekmektedir.

Aynı şekilde bulmacayı çözmeye başlayan oyuncu eğer ki çok vakit kaybetti ise,veya bulmacayı çözemiyorsa, başka bir perspektif olması açısından başka bir arkadaşına bırakmalı. Kimse martı gibi davranmamalı. Bu arada bu söylediğim şey ufak bulmacalar için geçerli. Büyük ana bulmacalar genelde bütün oyuncuların aynı anda kafasını kullanmasını gerektirir. Fakat bu ufak bulmacalarda çok büyük oranda zaman kaybedildiğini gördük. Bu yüzden, martı olmuyoruz arkadaşlar.

Genel Gerçek Kaçış Oyunları

Püf Nokta: Neden Olmasın ?

Püf Nokta: Biz buradan böylemesine kaçar mıyız ? Kaçarız . O zaman haydi . . .

Merhaba arkadaşlar, püf nokta serisine hoş geldiniz. Bu serinin birincisi olan ‘Püf Nokta:Neden Olmasın?’da size bir hikaye anlatacağım ve size çok basit ama çok fazla gözden kaçan bir püf noktadan bahsedeceğim.

Bir daha kaçarım yine tutamazlar

Vassilis Paleokostas, kendisi Yunanistan’ın Robin Hood’u zenginlerden para çalıp fakirlere vermesiyle ünlü. Genelde kullandığı yöntem adam kaçırma. Zengin firmaların CEO’ları gibi kişileri kaçırıp para karşılığında kendilerini geri iade ediyor. Buradan kazandığı paranın büyük bir bölümünü ise Yunanistan’daki fakirlere dağıtıyor. Peki bu adamı bu yazının konusu yapan şey ne ?

Vassilis’i sadece ünlü yapan şey kazandığı paranın büyük bölümünü fakirlere dağıtması değil . . .

Vassilis Paleokostas 2006 yılında ilk tutuklanışının ardından Korydallos hapishanesine gönderiliyor. İki tane ortağı manzara gezisine çıkma bahanesi ile helikopter kiralıyor. Daha sonra helikopter sürücüsünü tehdit ederek hapishane’ye doğru yol alıyorlar. Helikopteri gören hapishane güvenlikleri “teftişe gelen bir hapishane müfettişidir yahu bırakın insin” demiş olsa gerek ki helikopter avluya iniyor. Vassilis yanında birde seçmece karpuz alır gibi iki üç suçlu daha alıp götürüyor. Masal gibi hikaye değil mi? ama daha bitmedi.

2009 yılında canı sıkılmış olsa gerek ki bir kere daha yakalanıyor bu sefer bir biri kadın biri erkek olmak üzere iki ortağı yardımcı oluyor. Bu kadın ve adam bir kaç hafta boyunca Yunanistanda belli yerlere gitmek için bir tur firmasının helikopterini kullanıyorlar . Bir gün helikopter sürücüsünü bayıltıp bağlıyorlar ve kendileri helikopteri kullanarak hapishane avlusuna helikopterle yaklaşıyorlar. Bu sefer ayni hapishane muhafızlarının aynı kerizliği yapmayacaklarını düşünerek inmiyorlar. Uzun bir ipten merdiven uzatıyorlar ve Vassilis o merdivene atlıyor. Hapishane muhafızları ve helikopterdeki iş kadını ablamız silahlı çatışmaya giriyor. Ama silahlı çatışmadan yaralanan yok. Fakat raporlara göre muhafızlardan bir tanesi silahını çekmeye çalışırken kendini vuruyor . . . .evet 😀 . . .  kendini . . .

Vassilis sadece ünlü yapan şey kazandığı paranın büyük bölümünü fakirlere dağıtması değil. Kendisi aynı zamanda yükske güvenlikli Korydallos hapishanesinden kaçmış olan tek kişi . . . . . . . . hemde iki defa . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . hemde aynı yöntemle 😀

Eeee adam kaçtı tamam ama püf nokta demiştin hani

Ben de tam oraya değinmek üzereydim arkadaşlar. Evet en çok gözden kaçırılan şeylerden birisidir bu. Bu ne ? İşte bu , yani şu – – – > hani bazen aklınıza önünüzdeki problemle ilgili bir cevap gelirde ” yok be aaaaaabeee çok basit olurdu ” dersiniz ya . İşte onu demeyin. Adam, tam iki defa bak bir değil iki defa aynı yöntemle hapishaneden kaçmış. Sizce o şöyle mi düşündü “yahu bir kere şansa bala kaçtık, bu sefer yemezler, bu kadar basit bir şeyle kesin kaçamam” ? Öyle düşünmüş olsaydı burada lafı geçmezdi bile.

Yani uzun lafın kısası, ya bu çok basit demeyin, aklınıza gelen şeyleri uygulamaktan çekinmeyin. Aklınıza gelen şey basit olabilir komplike olabilir ama işe yarayıp yaramayacağını denemeden asla bilemezsiniz. Bu yüzden bu püf noktayı aklınızdan çıkartmayın, olmaz demeyin, neden olmasın ? diyin 🙂

Ufak Vasillis.

 

Genel Gerçek Kaçış Oyunları

Gerçek Kaçış Oyunlarında Güvenlik

I see you. İzle beni güvenlik gözlü yarim.

Gerçek kaçış oyunlarında güvenlik nedir ? Yenir mi ? Neden güvenlik ? Ne yapıyoruz biz ?Birbirimize hemen nasıl güveneceğiz ? Bu ilişki nereye gidiyor ? gibi sorularınızın cevabını bu yazıyla vereceğiz arkadaşlar.

 

Gerçek kaçış oyunlarında güvenlik hem oyuncularımız için hemde Escapist Ailesi olarak bizim için en önem verdiğimiz unsurlardan birisidir. Her an her insan kendini güvende hissetmek ister ve hiç kimse güvende olduğunu bilmeden 1 saat boyunca kendini bir odaya veya eve kapattırmak istemez. Güvenlik dendiğinde bu işin içine kurallar da girer ve çok geniş bir yelpazedir fakat bu yazıda en önemli püf noktalara değineceğiz.

Peki neden ? Ne olabilir ?

Her şeyden önce , kaza geliyorum demez;

En kaçınılmaz ve zor olanıyla başlayalım dedim. Evet, oyun içinde alınabilecek her türlü önlemi alabilirsiniz, vücudunuzu her yeriniz kapanacak şekilde, süngerlerle sarabilirsiniz fakat kimse dalgınlık anında önünüzdeki çukuru görmeyip düştüğünüzde bunun için pek bir şey yapamaz. Maalesef her kazayı engelleyemezsiniz.

Sağlıkla şaka olmaz;

Panik atak, astım, epilepsi, kalp, klostrofobi, hamilelik, gibi durumunuz varsa eğer, oyuna girmeden önce durumunuzun oyuna uygun olup olmadığını bilmelisiniz. Kimi oyunlar dar alanlar, yanıp sönen kuvvetli ışıklar, eğilip kalkmanızı, tırmanmanızı gerektiren alanlar veya ani “jumpscare”ler içerebilir.

Birde eşyaları kırmazsak; 

İster inanın ister inanmayın buda güvenlik başlığı altına giriyor. Yani oyunun güvenliği, eğer ki nasıl bir şey oynadığınızı unutup beyin gücünüz yerine kas gücünüzü kullanmaya çalışırsanız bir şeyler illaki kırılacaktır. Bu da hem bizi hem de hasarın büyüklüğüne göre sizden sonra oyuna girecek olan oyuncuları mağdur edebilir.


Hangi durumda ne yapılır ?

Bütün bu olabilecek problemleri engellemek veya doğabilecek problemlere anında müdahale edebilmek için, oyunları her an güvenlik kameralarıyla izlenmektedir. Bu bir çok korku evi veya kaçış oyununda böyledir. Oyunu her daim izleyen game masterlar mevcuttur. Her hangi bir kaza durumunda ilk yardım ekipmanlarıyla derhal oyuna müdahale edilir.

Oyunların kurallarına uyduğunuz sürece bir problem çıkma ihtimali çok düşüktür. Oyun girişinde size sağlık problemleriyle ilgili bilgilendirme verilir bahsi geçen saplık durumlarınız mevcut ise duruma göre oyun değişikliğine gidilebilir ama bir sağlık durumunuz varsa ve bunu bilerek saklarsanız buda bir güvenlik ihlalidir.

Dar alanlar klostrofobiniz varsa sizi kötü etkileyebilir. Yanıp sönen ışıklar, yüksek sesler eğer var epilepsinizi harekete geçirebilir. Jumpscare korkutmaları panik atağınız varsa sizi kötü etkileyebilir. Fiziksel olarak yoğun hareket olan oyunlar ve yukarıda bahsettiğim öbür tetikleyiciler hiçbir koşul altında hamilelere önerilmez.

Böyle anlatıldığında biraz korkutucu gelebilir ama bir çok korku evi veya kaçış oyununda bu durumları engellemek adına bir sürü önlem alınmıştır. Merak edenlerimiz için; Gerçek Kaçış Oyunlarında Kurallar. Bu kurallara uyduğunuz sürece merak etmenizi gerektirecek hiç bir şey yoktur. Sürekli atik ve sürekli gözü açık game master ekibimiz her daim oyunları izler ve bir aksilik durumunda harekete geçmeye hazır bir şekilde nöbettedir. Sizin için geriye kalan oyunun tadını çıkartmak 🙂